Her sabah olduğu gibi bu sabahta gazetenin eklerine önce kendine sonra sırasıyla baktım öğleden sonrada internethaberlerine şöyle bir göz attım son zamanlarda bence Ahmet Hakan ve İclal Aydın ile başlayan köşeyi kullanarak köşeye sıkıştırma politikası köşenin içeriğinden çok takip edilir bir hal aldı bence tabi köşe yetmiyor birde twitter yetişiyor imdatlarına bende yazmak istedim birşeyler burada paylaşmak istedim..
Memleket meselesi oldu Cengiz Semercioğlu'nun, Kıvanç Tatlıtuğ ile L.A'e gitmesi tamam adam yakışıklı kimine göre başarılı bir diziden çıktı, başka başarılı bir dizide bir kaç bölüm oynadı.Ortadoğunun prensi oldu.Hiç alanı olmayan bir dalda kendini geliştirdi.Yurt dışında work shoplara katıldı. Parayı bulunca tabii ne gerek var ki 4 yıl okul okumaya ,bir de yüksek lisans yapmaya, artık moda yurt dışında önemli work shoplara katıldım demek, ingilizce kursu gibi bir şey oldu bu, 80 li yıllarda kolejde okuyan arkadaşlar yazları ya da 15 tatillerde londra gibi yakın ülkelere giderler kursa gittik kış kampı yaz kampı derler ve yarım yamalak türkçe konuşurlardı, ilk 1 hafta hemde bu hazırlık sınıfındayken olurdu genelde, sanki Türkiyede süper bir dil eğitimi var o yıllarda ki bu yıllarda'da yok. Şakıyorlar yabancı lisanı 15 günde sürekli sular seller gibi konuşuyorlar, ve canım türkçeyi unutuyorlar ama oda 1 hafta sürüyor.. İşte bu genelde sinema, oyunculuk, yönetmenlik work shoplarıda aynen 80 lerin 15 günlük yabancı dil seyahatlerine benziyor..
Benim fikrim bu bunuda belirteyim.. konuyu dağıtmayayım hayranları sevinirken vay be ünlü yönetmen Avatarın yönetmeni , James Cameron bitmiş bizim oğlana derken ...
Ömür Gedik konuyu açıklığa kavuşturuyor bu bir tanıtım politikasıdır yurt dışından film alıp satan Pinema filmin sahibi Pamir Demirtaş böyle görüşmeler ayarlar adamlarda nezaketen ilgilenir diye yazıyor ve bendende tebriği alıyor..
Yani balon yapmaya gerek yok düşünecek daha önemli şeyler var bu ülkede..
Hayvan Hakları hakkında yaptığı mücadele süper bir şey Ömür Hanımın mesela, geçenlerde bir arkadaşta elime Alem dergisi geçti sayfaları çevirdikçe topluma şirin gözükmek için dekorasyon dergilerinde evlerinde köpekleriyle kedileriyle mutluluk pozları veren duygusal zenginlikten yoksun maddi zenginliğe hakim insanlar, kış geldiği için çoğu nesli tükenmekte olan hayvanların kürklerinden yapılmış postlarıyla arz-ı endam etmekteydiler.Sayfaları çevirdikçe midem bulandı. Birbirine benzeyen dövmeli kaşlar botokslu elmacıklardan değil o postlara sarılarak sırıtmalarından,herşeyin imitasyonunu takıyosunuz hermesler bükük kollarda kapalı çarşıda hepsinin çekilmiş fotoğrafları var kendileri gitmese şöför yollayıp aldırıyorlar, o sahte çantaları ..
Ah be kardeşim o postun sahtesini kullansana üşürmüsün yazık oysa ki ayaklar çıplak popo mini elbiseden 1 karış yukarıda çıplak ben anlayamadım bunu bir anlayan varsa bir zahmet anlatsın banada..aklımda kalan köşeyazısı laf atışmaları şu an bu kadar ama yazmaya devam edeceğim yorumlarınızı bekliyorum..sizde yazın paylaşalım bu arada bu memleketin başka dertleride var dedim, sadece hayvan haklarınden bahsetmeyeceğim tüm dünyadan yorumlar yapacağım aklım yettikçe..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder